07 Mayıs 2009

Roma'da sadece bir adalı olacak


Bu maç için ne yazılır, bilemiyorum. İlk olarak şu açıdan bakalım. Eğer Chelsea finale çıkabilseydi, son beş sezonda finaldeki İngiliz takım sayısı yedi olacaktı. Bu durumun bir rahatsızlık yarattığı aşikâr, hem izleyenlerde, hem yönetenlerde, hem UEFA yetkililerinde, hatta bende. Ama futbolun doğası budur. Yıllar evvel aynı ligden dört takımın CL'de oynayabilme saçmalığını onaylayarak, İngiltere-İtalya-İspanya dışındaki ülkelerin mevcut durumlarını daha da kötüye götüreceklerini tahmin etmelilerdi. Eğer bu formatı uyguluyorsan, hak eden takımların finalde boğuşmasına da saygı duyacaksın. Dünkü maçın yönetimini işaret eden bir parmak olarak değil, yine dünkü maçın havasını soluyup bu fikirleri aklından geçiren futbolseverlerden sadece biri olarak yazıyorum bugün.

Barcelona, sakatlık ve cezalar nedeniyle kolu-kanadı kırık çıktı maça. Toure, Chelsea'nin oyun anlayışının da katkısıyla, stoperde sırıtmadı. Busquets de aynı şekilde. Iniesta solda hiç verimli olmadı, hem topu çok ayağında tutuyor hem de onunla yanyana oynamayınca Xavi aynı performansı gösteremiyor. Henry gibi bir yıldızın oynamaması da cabası.

Barcelona'nın hücum anlayışı, pas kurgusu, takım oyunu falan Chelsea'nin artık beş yıldır oturmuş savunma düzenine biraz hafif kaldı. Muhtemelen Man Utd'a karşı da aynı bocalamaları yaşayacaklardır. O maçtaki avantajları, Man Utd'ın orta sahasının fizik güç bakımından Chelsea'nin gerisinde kalması olacaktır. Nitekim Chelsea erken bulduğu golün de rahatlığıyla, oyunu geride kabul etti, Barcelona'nın top çevirip, sürekli hücum yapmasına izin verdi. Rakibi yordu. İkinci yarı iyice rölantiye döndü, Barcelona biraz da yıldı.


Penaltı pozisyonlarının herhangi biri ön plana çıkmasa da; Chelsea'nin o tek tük çıkışlarında sürekli fizik mücadeleyle karşılanmasının, Malouda'ya bir, Drogba'ya iki kez çok tehlikeli bölgede zayıf kalan Barcelona defans hattının cezalandırılmaması mantıklı değil. Barcelona'nın tartışmalı pozisyonlarda ne kadar az adamla yakalandığına herhalde maçı izleyen herkes dikkat etmiştir. Bunun sebebi de çok övülen hücum mantalitesi. Chelsea, maçın spikeri dahil, onunla beraber onlarca blog sahibi futbolsever tarafından da anti-futbol etiketi ile damgalandı ve bu pozisyonların yorumlanmasında muhakkak etkisi olmuştur mevcut düşüncenin, ama Barcelona başka tip bir futbol ile nasıl bu kadar çaresiz bırakılır ki?

Anelka takviyeli kadro, oyunu geride kabul etse de, hücum varyasyonları açısından oldukça yeterliydi. Nitekim erken gol olmasa, Chelsea yine golü atacağının havasını taşıyordu. Belki de hatayı 1-0 öne geçerek yaptılar. Maç 0-0 devam etseydi böyle bir maç sonu senaryosu izler miydik?

Iniesta'nın golüne ne denebilir ki? Dakikası, önemi, götürdüğü yer düşünülünce CL'nin tarihinde en özel yerlerden birine sahip olacak bu gol. Golden önce topu uzaklaştıramayıp Messi'ye teslim eden oyuncuyu hatırlayamıyorum, Bosingwa olsa gerek, belki de uzun vurabilse -tüm maç boyunca yaptığı gibi- Barcelona bir kez daha pozisyon bulamayacak ve maç da bitecekti. Futbol garip bir oyun, güzelliğini de buradan alıyor.

Hiddink'in varlığı, Chelsea'nin iki sezondur yanlış teknik direktörlerle yola çıktığının da bir ispatı niteliği taşıyordu. Kadrodan verim alan bir hocayla, güç dengesi Chelsea'nin yönüne kayabiliyor. Bu seneki, sonucu belli, suni Liverpool-Man Utd lig çekişmesinin sebebi de vizyonsuz Scolari'nin hesapta olmayan puan kayıpları gibi geliyor şu anda. Belki bu fikrimde yalnızım, ama yine de bu sene bir Chelsea-Man Utd rövanşı görmeyi hakettiğimizi düşünmeye devam edeceğim. Hiddink'e de, Barcelona dışında renksiz ve tahmin edilebilir geçen sezona ikinci bölümde kattığı renk için teşekkür ediyorum. Yeniden yapılanmaya gideceği artık insider-outsider bir çok kaynaktan doğrulanan Chelsea'nin kontrolü teslim etmesi gereken kişi olduğunu ispatladı.

Guardiola da vıcık vıcık bir adammış. Bayern maçındaki yalan siniri ve bile bile atılması, dünkü maçtan sonra Hiddink ile samimi olacak onlarca dakikası olacakken sahayı tercih etmesi, gole sevinci... Mourinho'ya antipatik diyoruz. Ben demiyorum da, diyenler demeyenlerden fazladır sayıca.Neyse, Mourinho'yu neden soktuysam! Bazı adamlar başarılı olunca göze batıyor işte. Seneye anti-Guardiola kültürü de yolda olacaktır, dünkü maçtan son izlenimim de budur.

3 yorum:

m dedi ki...

uzaklastiramayan oyuncu essien.

HotSauce21 dedi ki...

Iniestanın golünde topu uzaklaştıramayan Essien'di.tartışmalı kararları bi yana koyarsak; finali getirecek kişide ve hatta belkide finalin gitmesine sebep olan kişide Essien oldu.

m dedi ki...

ne kadar chelsea yi.bu sene ki istikrarsizligindan kurtarip bu yarifinale getirmeyi basarn hiddinkse,bu turu kaybedende hiddinktir bana göre.bütün mac boyunca hiç bişi üretmeyen anelka,55den soraoyundan düşşen ballack'ı cikarmamasi yanliş tercihlerdi.he tabi son dkkada essien uzaklastirsa yine chelsea turu gecicekti.ayrıca turu gectiginden emin oldugu için sakatlanmiş drogbayi cikarti,cünkü drogba cikmak istemedi gibi yüz ifadesi vardi.ama bu adam bu macda sakat sakat oynamicakta hangi macta yapicak bu fedakarligi.drogbayi cikartmasi da bence yanlis tercihdi.belletiyi kimse anlayamadi zaten:s