17 Haziran 2009

Tenisçiler nasıl hazırlanır?


Bir tenisçi, mental ve fiziksel açıdan ciddi anlamda hazır olmalıdır önemli bir turnuva öncesinde. Günlerce üst üste beş setlik maçlar, 4-5 saatlik mücadeleler, 20-30 vuruşluk rallilerin altından kalkmak için kusursuza yakın işleyen bir vücut şart.

Mental sertlik, doğuştan gelen bir özellik. Ne kadar turnuva oynasanız, antrenman yapsanız, psikolojik destek alsanız da kafaca belli bir yere kadar hazırlanabiliyorsunuz. Efsane tenisçilerle iyi tenisçiler arasındaki farkı yaratan da genelde mental unsur oluyor. Kimseye Nadal gibi bütün toplara koşmayı, Federer gibi 15-40 gerideyken kendi oyununu oynamayı, backhand slice ile lob atmayı öğretemezsiniz.

Fiziksel açıdan, olay biraz daha basit. Tenisçilerin neredeyse tamamı aynı yöntemleri kullanıyorlar. Birincisi, bol su içmek. Molalarda, antrenmanda, ısınırken, evde otururken, dışarıda takılırken sürekli su içiyorlar. Maçlarda suyu istemeye istemeye içtiklerine şahit olmuşsunuzdur. Bunun sebebi, içmek zorunda oldukları için içmeleri.


İkincil olarak, beslenme alışkanlıklarını sayabiliriz. Tenisçiler, tıpkı yüzücüler gibi, yoğun antrenman ve maç temposunu kaldırmak için bol miktarda protein, karbonhidrat ve su almak zorundalar. Suyu belli bir düzen içinde içtiklerinden bahsettik. Tenisçilerin tamamına yakını bir beslenme uzmanıyla çalışıyor ve düzenlerinin dışına çıkmıyorlar. Karbonhidrat ihtiyacınızı, büyük bir tabak makarna, bol mayonezli bir sandviç, büyük boy pizza gibi normal bir insanı doyurmaktan öteye gidecek menülerle karşılayabiliyorsunuz. Protein ihtiyacı ise maç içinde yenilen muz, çikolata, rengini görüp anlam veremediğimiz yoğunlaştırılmış enerji jelleri vasıtasıyla karşılanıyor. Bir tenisçinin, bir yüzücüden farkı, maçların daha uzun sürmesi ve oyunlar arasında oyuncuların oturup dinlendiği molaların bulunması. Bu sebeple protein deposu olan muz çok önemli. Diğer ihtiyaçlar da enerji jelleri ve içecekleri ile karşılanıyor.


Enerji içecekleri, bir tenisçinin menüsünün en önemli parçası. Gatorade, Powerade bizim de bildiğimiz, özellikle uzun süren müsabakalarda oyuncunun vücut ısısını kontrol altında tutan high-carb içecekler. Bunların bir de protein içerenleri var, Accelerade gibi. Bu tip içecekleri kullanırken vücudunuzu tanımanız çok önemli, zira fazla ya da erken kullanım metabolizmanızı alt-üst edebilir.


Bir saatin altında süren maçlarda enerji içecekleri tavsiye edilmiyor. Suyun yeterli olacağı söyleniyor. Çünkü enerji ihtiyacını karşılamış bir sporcunun vücudundaki karbonhidrat miktarı normal seviyededir. Tenisçiler de genelde ilk set sonrası renkli enerji içeceklerini çıkarır ve keyiflerine bakarlar. Büyük su şişesi içindeki içecekler de büyük oranla marka reklamından kaçmak için şişeye aktarılmış, bazen de tozlu karışımlar olarak şişelenmiştir.

1 yorum:

Slaughter dedi ki...

muzun protein deposu olmasının yanında, kramp girmesini de engellemesi onu daha önemli bir faktör yapıyor özellikle uzun süren maçlarda.