Artistik Patinaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Artistik Patinaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2008

Şampiyonun Dramı

Son şampiyon Miki Ando piste çıktığında heyecanlı bir bekleyiş sarmıştı herkesi. Kısa programda ancak sekizinciliği alabilmişti fakat geçen seneki mükemmel serbest program performansını gösterebilirse bir şansı olabilirdi Ando'nun. Serisine başladı, fakat çok tedirgin görünüyordu ve işler ters gitti. Üst üste iki hata yapınca programı berbat oldu ve hakemlerden izin isteyerek yarıda bıraktı. Daha sonra Tuğba Karademir'in canlı yayında açıkladığı üzere önemli bir sakatlığı varmış. Hatta ısınmalarda atlamaları yapmıyormuş bile. Yine de hoş olmadı hiç. Sakatlığı büyük ihtimal o anda buz üstünde nüksetmedi, sakatlığının etkisiyle istediği hareketleri yapamayınca morali bozulduğu için terketti yarışmayı. Halbuki ne olursa olsun devam etmeliydi bence. Göteborg'daki müthiş seyirci birçok düşen sporcuyu tekrardan ayağa kaldırmıştı şampiyonanın ilk gününden beri. Hatta altın madalyayı kazanan meşhur üçlü axelcı Mao Asada, daha ilk atlamasına kalkamadan yerde sürüklenirken buldu kendini. Ama dediğim gibi seyirciler işin psikolojisine o kadar hakim, o kadar bilinçliydi ki yerden kalktıktan sonraki her hareketine iki katı tepki vererek çok güzel bir jest yaptılar şampiyona.

Keşke Miki Ando da şansını deneseydi. Gerçi gencecik bir kızdan ziyade, onu sakatlığına rağmen belki de zorla piste çıkaran antrenörleri de suçlamak lazım. Her şeyi geçtim, yarışmadan zamanında çekilse bir başka sporcu serbest programa kalabilecekti. Oraya katılan bu genç kızların kiminin şimdilik en büyük hayali o dört dakikalık serbest programlarını sergileme şansı yakalayabilmek. Bir kişinin hayallerini engellerken, bir diğerini de binlerce kişi önünde gözyaşlarıyla baş başa bırakıyorsun. Özellikle artistik patinaj gibi çok genç yaşta sporcuların katıldığı amatör sporlarda antrenörler sorumluluklarının bilincinde olmak zorundalar. Umarım bu yetenekli Japon patenci, bu travmadan bir kurtulmayı başarır ve tekrar üst tarafları zorlamayı başlar.

Uzak doğulu patencilerin arasından kısa programda çıkmayı başaran Carolina Kostner, serbestte kendi standardının çok altında kalınca gümüş madalyayla yetindi. Yine de bence bu dalın şu anda en iyisi olduğunu gösterdi. Yakın gelecekte bir dominasyon sağlaması zor ama sunum olarak açık ara en estetik ve en buza yatkın isim. Japonlar'ın her ne kadar jump'ları çok başarılı olsa da, bu şampiyona gördüğümüz gibi istikrarlı olarak bunları sergilemek çok mümkün değil.

Bronz madalya alan Yu-Na Kim, en az hata yapan ve teknik elemanlardan en çok puan toplayan isimdi. Programı sonunda çok büyük bir alkış almasına kalsın juriden aldığı puan pek beğenilmedi ve juri başta Koreliler olmak üzere tüm seyircinin hafif protestosuyla karşılaştı. Benzer bir protesto dördüncü olan Yukari Nakano'nun serisinden sonra da yaşandı. Daha önce belirttiğim gibi Mao Asada bayanlarda çok az kişinin yapabildiği üçlü axel'a hazırlanırken düşerek duvara bindirmesin rağmen altın madalyayı az farkla kazandı. Üçlü flip-üçlü toe loop kombinasyonu kusursuzdu, ve seyirciyi de arkasına alarak buradan sonra yağtığı tüm jump'larda başarılı oldu.

Tribünlerin tıklım tıklım dolmasına önemli bir vesile olan İsveçli Viktoria Helgesson toplamda 18. olarak çok da bekleneni veremedi. Aşağıda resmini gördüğünüz benim kişisel favorim güzeller güzeli Kiira Korpi mâlesef çok kötü bir serbest program çıkararak şampiyonayı 9. tamamladı. Oysa kısa program sonunda madalya şansı vardı. Vatandaşi Laura Lespisto ise tam tersine 21. sırada başladığı günü 8. bitirmeyi başardı. 2006 şampyionu Amerikalı Kimmie Meissner ise eski formunun bir kez daha çok uzağında kalarak 7. oldu.

Tuğba Karademir ise kısa programda elendiği için TRT anlatım alanındaydı. Diksiyonunda hafif bir genç kız problemi yaşasa da, oldukça samimi ve sevimli bir tavrı var Tuğba'nın. Tabi kendisini yorumculuk yapmak yerine buz üstünde görmeyi tercih ederiz. Ancak bu şampiyona da kendi de söylediği gibi uykusunda bile yapabileceği bir salchow'da tökezleyince elenmekten kurtulamadı.

28 Ocak 2008

Zagreb 2008

Buz figürlerini uzun zamandır yalnızca Zeynep Tokuş, siyahi eleman, Alp Kırşan ve İlhan Mansız'dan izleyen ve Olcayto Bey'den yorum dinleyen bizler için güzel bir kaçış fırsatı oldu bu şampiyona. İsimler açısından çok tatmin edici olmasa da, heyecan dozajı olarak hiç fena değildi. Plushenko, Slutskaya, Navka-Kostomarov, Totmianina-Marinin gibi star isimler yoktu. (Bu saydığım isimler iki sene önceki Avrupa Şampiyonası'nda Rusya'ya 4 altın götürmüşlerdi.) Ama bunlar geçen sene de yoktu zaten, artık alıştık yani. Birçok gençle şampiyonaya giren Rusya'nın yakında tekrar bir çıkış yapmasını bekleyebiliriz. O zaman gelene kadar ise kafadaki isimler aynı olacak hep. Ancak işin güzel kısmı, kimin birinci olacağını tahmin etmek o kadar kolay değil artık.

Erkeklerden başlayalım. Kazanan Tomas Verner oldu. Süpriz kabul edebiliriz bunu keza geçen sezonun dünya ve Avrupa şampiyonu Brian Joubert ile iki kez dünya şampiyonluğu kazanmış Stephane Lambiel'i daha iyi görmeyi umardık. Joubert, şu anda bu dalın en popüler ve en sevilen ismi. Yumuşak vücut hareketleriyle buza cuk oturan Fransız maalesef hazırlık dönemini hastalığı nedeniyle çok kötü geçirmişti. Her zaman başarıyla yaptığı dörtlü toe loop ve dörtlü salchow'da sorun yaşayan Joubert felaket bir serbest program sergileyince bronzda kaldı. Joubert'in aksine serbest programı fena yapmasa da, kısa programda altını dolduran (üçlü axel'da düştü) yakışıklı İsviçre'li Lambiel ise bence olması gereken yerde bitirdi. Çok overrated gördüğüm bu adamın spin'leri bu kadar hızlı ve etkileyici olmasa buralara asla gelemezdi. Ama işte dönüşler önemli bir yer tutuyor puanlamada ve gösterinin genel estetiğine de çok büyük bir katkısı olduğundan vasat jump'lara rağmen güzel puanlar çıkarabiliyor Lambiel. Yalnız serbest programda yaptığı dörtlü toe loop-ikili toe loop-ikili loop kombinasyonu muazzamdı.


Tomas Verner ise çok ekstra bir şey yapmamasına karşın rahat bir şekilde birinciliğe ulaştı. Kısa programda axel'ı ve kombinasyonu en temiz yapan sporcu olarak Joubert'in 3.5 puan önünde serbest programa girince yine de akıllarda soru işareti kalmıştı. Serbestte ise akıllı bir iş yaptı ve kendini zorlamayarak öncelikle hata yapmamaya kastı. Joubert'in çok formda olmadığını ve kusursuz bir performans çıkaramayacağını tahmin ediyordu muhtemelen.

Bu kategoride mücadele eden pek bilinmeyen Türk sporcu Alper Uçar ise kısa programda 29. olarak serbest programa kalamadı.

Kızların müsabakasında ise kalite bence heriflere oranla daha yüksekti. Lambiel'in eski sevgilisi Carolina Kostner zorlansa da ünvanını korudu ve bir kez daha Avrupa Şampiyonu oldu. Ama en heyecan verici an Sarah Meier'in serbest programıydı. Costner'e yetişmesi pek olası görünmüyordu ancak öyle bir performans sundu ki, ben şahsen kazandı dedim. Ama tutturamadık tabi, o kadar da anladığım söylenemez bu işten zaten. Finlandiya'nın sevimli sarışını Kiira Korpi madalya alamazken, Laura Lepisto bronzu götürdü. Bu iki sporcunun önümüzdeki yıllarda üst taraflara abone olacağını tereddütsüz söyleyebiliriz. Ruslar ekstra yetenekli bir kaç isim çıkaramazlarsa, bayanlar kategorisine bir Fin ambargosu gelecektir, keza Carolina Kostner'in öyle geçilmeyecek bir isim olduğunu düşünmüyorum. En hoş süpriz ise bir süredir ortalıkta görünmeyen 2004 Avrupa Şampiyonu Julia Sebestyen'in 4. bitirmesiydi. Hatta biraz da haksızlık yapıldı gibime geldi. Madalyayı hakediyordu sanki.


Tuğba Karademir ise serbest programda beklenenden çok hata yaparak 11. bitirdi. Açıkçası kısada kendisini ve tüm sporcuları izledikten sonra 8. olabileceğini düşünmüştüm. Bir dahaki sefere artık.

Çiftlere girmiyorum, pek takip etmem, yalan yanlış şeyler yazmayalım.

Bu arada sevindirici bir haber vereyim. Evgeni Plushenko bir dahaki sezon tekrar müsabakalara katılmaya başlayacak. Amacı ise 2010 olimpiyatlarını kazanmakmış. Hayırlısı diyelim.

Son olarak da, artistik patinaja olan genel hakimiyeti, verdiği temel bilgiler, jump'ları tanımlamasıyla kablo tv'cilere Eurosport'un orjinal sesini aratmayan Dağhan Irak'a da buradan tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.