Jimnastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jimnastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2008

Olimpiyat Efsaneleri #7

1992 Barcelona Olimpiyatları'nı unutulmaz kılan birçok hadise var aslında. Belki de o dönemdeki yaşım itibariyle yarattığı nostalji hissi sayesinde favori Olimpiyatım 92'dir. Ve Dream Team'le birlikte bunun en büyük sebebi de o zamana kadar hakkında hiçbir şey bilmediğim bir dalda göz kamaştırıcı bir başarı elden Vitaly Scherbo'dur. Mark Spitz'in kırılması imkansız rekoruna, 6 altın madalya alarak çok yaklaşan Belarus'lu bir jimnastikçiden bahsediyorum.

İşin garibi Sherbo ümit vadeden bir sporcu olmasına rağmen, Unified Team adıyla yarışan eski Sovetler Birliği'nin kadrosunda kendisinden daha deneyimli isimler vardı ve Rus antrenörlerin öncelikli madalya adayı Scherbo değildi. Fakat kariyerinde defalarca yaptığı gibi, tüm otoriteleri yanılttı ve tüm zamanların en dominant performanslarından birini sergileyerek paralel, halka, atlama beygiri, kulplu beygir, bireysel karışık ve takım yarışmalarında altını kimseye kaptırmadı.

Ancak bu müthiş başarı ve beraberinde gelen şöhret onun karakterinde ve performansında sıklıkla görülen iniş çıkışları değiştirmedi. Olimpiyat'ın ardından evlendi ve Belarus'ta yaşamaya devam etti. Öncelikle evleri soyuldu, sonra kızının kaçıralacağı konusunda ciddi tehditler aldı. Sonunda çareyi Amerika'ya taşınmaktan bulan Scherbo, burada hiç bir Sovyet sporcunun görmediği ilgiyi gördü. İşler tam yoluna giriyor gibi görünürken, kader bir kez daha istikrarlı bir hayata izin vermedi. 1996'da Atlanta Olimpiyatları için hazırlıklarını sürdürürken eşi Irina korkunç bir trafik kazası geçirdi ve komaya girdi. Doktorlar kendisine %1 yaşama şansı tanıdılar.

Vitaly Scherbo da antremanlarını keserek tüm zamanını karısının yanında geçirmeye başladı. Bu zor durumun getirdiği doğal bir sonuç olarak alkolü bir hayli arttırdı ve 5-6 kilo aldı. Daha sonra bir mucize oldu ve Irina komadan uyandı. (Yukarıdaki resime bakınca bu kazadan canlı çıkmasının nasıl bir mucize olduğunu daha iyi anıyabiliyoruz.) Uyanmakla kalmayıp, Vitaly'i tekrar jimnastiğe dönmesi için cesaretlendirdi ve Vitaly Scherbo girdiği birkaç müsabakayı çok da zorlanmadan kazandı. Fakat favori isimlerle henüz mücadele etmemişti ve Atlanta'daki yarışmalarda hazırlanmadan girdiği bariz biçimde ortaya çıkacaktı. Basit hatalar, en güçlü olduğu atlama beygiri ve halka gibi branşlarda bile altın almasını engelledi.

Yine de bu şartlarda yarışıp 4 bronz madalya kazanması bence başarı sayılmalıdır. 1997'de elini kırarak sporu bıraktığını açıkladığında tüm zamanların en sevilen jimnastikçilerinden biri durumundaydı. Başarılarını uzun vadeye yayamadı ve her zaman için istikrarsızlıkla eleştirildi. Koçları bile hiçbir zaman ona tam olarak inanmadılar. Söylenenlere göre Barcelona'daki performansı o zamana kadarki tüm antreman performanslarının bile üstündeydi. "One hit wonder" dediler onun için. O ise bu konuda farklı düşünüyor. "1992'de agresif bir gençtim. Etrafımdaki her şeye sinirliydim, bana inanmayanlara bir şeyler kanıtlamak istiyordum. 6 altın almak için sadece yetenekli olmak yeterli değildir, şanslı olmak hiç değildir. İçinizde bir ateş olması gerekir. Benim ise artık bir ailem var, Irina komada yatarken jimnastiğin benim için çok da önemli olmadığını anladım. Onu geri getiren ne jimnastik ne de 6 altındı. Bambaşka bir şeydi bu. 96'daki kötü performansımı ve akabinde sporu bırakmamı eleştirenler bunu asla anlamayacaklar."

Şu sıralar Las Vegas'te ailesiyle birlikte hayatını sürdürüyor ve kendi jimnastik salonunu işletiyor.

02 Kasım 2007

Spor Skandalları #2: Asimetrik barda bir çocuk

1992 Barcelona Olimpiyatları'nda mücadele eden Kim Gwang Suk adında Kuzey Kore'li genç bir jimnastikçi kız vardı. "Genç" lafı burada kilit rol üstleniyor, çünkü bir süredir bu kızın yaşı üzerine tartışmalar mevcuttu. Olimpiyatlar esnasında farkedilen ve herkesi hayrete düşüren bir gerçek bu tartışmaları iyiden iyiye arttırdı. Kim Gwang Suk'un ön dişleri yoktu ve gören herkes Kim'in henüz süt dişlerini düşürmeye başladığını söylüyordu. Antrenörleri ise antremanda dişinin kırıldığını belirterek suçlamaları savuşturmaya çalıştılar.




1991 Dünya Şampiyonası ve 1992 Olimpiyatları'na katılabilmek için 31 Aralık 1977'den önce doğmuş olmak gerekiyordu, ancak 1.32 boyunda ve ön dişleri olamyan bir kızın yarışmacı listesine göre 17 yaşında görünmesi pek de inandırıcı gelmedi kimseye. Olay biraz derinlemesine araştırılınca farkedildi ki Kim 1989 ve 1991 Dünya Şampiyonları'nın ikisinde de 15 yaşında görünüyor ve garip bir şekilde 1992'de 17 yaşına basıyor. Kuzey Kore'nin dışa kapalı ve karanlık bir ülke olması da belki insanların kafasında bir önyargı oluşturdu ancak Kim'in yaşı hiçbir zaman tam olarak belirlenemedi. Sadece sporcusunun yaşını yanlış göstermekten dolayı Kuzey Kore federasyonu ceza aldı, Kim'in 1991'de asimetrik paralelde kazandığı altın madalya ise geri alınmadı.

Daha sonrasında neler yaptığı ve nerede olduğuyla ilgili çok bir bilgi yok, ancak Kim Gwang Suk jimnastik sporuyla ilgilenen herkesin aklında estetik stili, kusursuza yakın asimetrik paralel performansı ve düşmüş süt dişleriyle yer etmiştir. Diş olayıyla ilgili fotoğraf bulamadım ancak aşağıda Barcelona'daki performansını izleyerek yaşına karar verebilirsiniz.