Neredeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Neredeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2009

Neredeler #5 - Darvin Ham


İzlediğim dönemler içerisinde, Michael Curry ile birlikte, Pistons forması giyen en kötü oyuncuydu Darvin Ham. NBA toplamını göz önüne alırsam da ilk 5'e rahatlıkla girer. Kendim de dahil olmak üzere şut stili bu kadar çirkin bir adam görmedim. Serbest atış çizgisinde bu kadar kalas olabilen kısa forvet sayısı da dünya genelinde bir elin parmaklarını geçmez.

Darvin dayı -ona böyle hitap etmek beni biraz rahatlatır- Pistons'tan ayrıldıktan sonra -ki kendisinin bir adet NBA şampiyonluk yüzüğü bulunmaktadır- Filipinler'de basketbol macerasını sürdürmeye çalıştı (Gittiği takımda daha önceden, Türk basketbol seyircisinin "Kim bu yavşak?" başlığıyla tanıdığı Richie Frahm da yer alıyordu) Ancak orada "bile" başarılı olamayıp geri döndü. Daha sonra NDBL'e geçti. NDBL'e geçtikten sonra izini kaybettiğim Darvin dayı, NDBL'de takas olduğunu öğrenmemi sağlayarak (ne gerek varsa?) tekrar şaşırttı. Bununla yetinmeyip, kendisini gönderen takıma asistan coach olarak geri dönerek değişik bir travmaya sebep oldu.

Varsayıyorum ki, NBDL'de Albuquerque Thunderbirds taraftarısınız ve takımınıza Darvin Ham isminde, 34 yaşında, hakkında Türkiye'de bile yazılar çıkacak kadar kötü bir oyuncu geliyor. Üstelik bu adama bir dönem katlandıktan sonra başka bir takıma gönderiyorsunuz ama daha sonra asistan coach olarak geri dönüyor. Benim kalbim kaldırmazdı açıkçası.

Darvin Ham'in en meşhur olayı ise, eşiyle tartıştığı bir gece kafasına eşi tarafından şarap şişesiyle girişilmesidir. Yengeye madalya takacaklarına ev hapsi vs. verdiler.

04 Ekim 2009

Neredeler #4 - Pascal Cygan


Arsenal formasıyla görmekten nefret ettiğim bir adamdı Pascal Cygan. Wenger'in transfer işine soğuk bakmasında önemli bir rol üstlendiğini düşünüyorum gösterdiği performanstan dolayı. Villareal'e gittiğinde de ehliyetimi aldığım gün kadar sevinmiştim.

Parlak kafasını ve performansını 2 yıl kadar Villareal'de sergiledikten sonra yedekte kalmaya daha fazla tahammül edemeyip lisansı elinde takım aranırken, İspanya 2. ligi takımlarından FC Cartagena ile anlaştı. ("Anlaşmış" demek daha doğru olur.) Bir dönem (Arsenal'den ayrılacağı zamanlar) adı Beşiktaş ile de anılan 35 yaşındaki Cygan'ın sözleşmesi sezon sonu bitiyor. Sol kaval kemiği kırık Baki Mercimek, ayakkabılarının bağcıkları birbirine düğümlenmiş Can Arat performansı arayan takımlara önerilir.

27 Temmuz 2008

Neredeler? #3 - Adrian Ilie


Yine Galatasaray geçmişinden bir futbolcu, Adrian Ilie. Türk futbolunun transfer çehresini değiştiren isimlerden biri olarak nitelendirilebilir, yetenekli bir futbolcu olarak biliniyordu gelmeden önce ancak Fatih Terim'in başarılı izleme ekibi sayesinde Galatasaray'a kazandırıldı genç denilebilecek yaşta, ve beklenmedik derecede iyi bir performans sergiledi vatandaşları Filipescu ve Hagi'nin eşliğinde.

Galatasaray'la iki sezon (sezon ortasında gelip sezon ortasında gitmişti) oynadıktan sonra Valencia tarafından transfer edildi ve hemen ilk onbire girdi. İlk tam sezonunda İspanya şampiyonluğu yaşadı. Ancak 2000 yılında yaşadığı seri sakatlıklar sonrası yerini kaybetti, bu hem onun hem de Valencia'nın gerileme döneminin başlangıcı oldu.

2002 yılında kontratı feshedildi ve serbest kaldı. O dönemde Galatasaray'la da adı anılsa da artık yorgun ve sakat bir futbolcuydu ve ancak Alaves'le anlaşabildi. Fena olmayan bir performans sergilemesine rağmen takımının küme düşmesiyle yine açıkta kaldı. Sonraki durağı yine Türkiye idi, Beşiktaş'a imza attı. Sakatlıklarla kısıtlanan sezonunda fazla oynayamadı ve Lucescu'nun gidişiyle Beşiktaş macerası kısa sürdü. Son klübü olarak bilinen Zurich'te de diz sakatlıklarıyla boğuştu ve 2005'te futbolu bıraktı. Milli takımda oynadığı 55 maçın içinde iki Avrupa Şampiyonası ve bir de Dünya Kupası var.

Şu anda Turizmci olmuş, Braşov bölgesinde bir oteli ve aynı zamanda bir de futbol takımı var. Direk tarzı ve hücum anlamında her gereklilikten becerebilmesiyle hatırlanan bir futbolcu olacak.

Neredeler? #2 - Sebastien Perez


Sebastien Perez 1973 yılında Fransa'da doğdu ve 25 yaşına kadar köklü takımlardan Saint-Étienne ve Bastia'da oynadı. Bu dönemde orta sahada mücadele ediyordu. Pek tanınmayan bir futbolcu için yüksek bir bedel sayılabilecek 3 milyon pound karşılığında Blackburn'e getirildi ama sadece beş maç oynadıktan sonra sakatlandı ve ülkesine geri döndü. 1999 yılında başlayan Marseille macerası Blackburn döneminde bünyesine çöken sakatlık belası sebebiyle beş yılda sadece 75 maç ile sınırlı kaldı.

2001-2002 sezonu için Lucescu'nun girişimleriyle Galatasaray'a kiralandı. Onu benim için, hatta tüm Galatasaraylılar için hafızalara kazıyan dönem de bu oldu. İstanbul'da çok mutluydu ve kendini buldu. En iyi dönemlerinden birini yaşayan ve Şampiyonlar Ligi'nde de iddialı olan takımında sağ bek mevkisine oturdu ve sakatlıklarla yine kısıtlı sayıda maç oynamasına rağmen taraftarın sevdiği oyuncular arasına girdi. Ofansif tarzı, kalburüstü teknik özellikleri ve özlediğimiz iyi orta kesme özellikleriyle Lazio, Barcelona, Roma gibi takımlara karşı rakip solunu bozguna uğrattı.

Geçtiğimiz gün kendisini Eurosport'ta plaj futbolu Dünya Kupası maçlarında gördüm. Fransa Milli Takımı'nın Cantona yönetimindeki kadrosunun bir üyesi olmuş son 4 sezondur. Geçtiğimiz sezon da amatör takımlardan biriyle futbol oynamış, 2005 yılında erken bıraktığı profesyonel futbol kariyerinin ardından. Başarılı olması dileğiyle.

10 Aralık 2007

Neredeler? # 1: Uli van Gobbel


96'da Galatasaray'a geldiğinde, Amerika 94'te Hollanda kadrosunda bulunmuş zebellah gibi bir adamdı Uli. Afrika kökenli oyuncuların, Afrika'da bile görmeleri kolay olmayan miktarda sevgi ve ilgiyi gördükleri Türkiye'ye kısa sürede adapte olmuştu. Hükümetin, Hakan Şükür ve Alpay üzerinden televizyon kanallarıyla insanlara psikolojik testler yaptığı dönemler. Evet Scully, doğru duydun. van Gobbel'i en son televizyonda bir skeçte gördüğümü hatırlıyorum. Röportaj sırasında telefonu çalmıştı, ağzından Bolic türkçesiyle bir Levent Kırca repliği çıktığında ben herhangi bir tekmeye kafa uzatmak istemiştim.

Şu an nerede olduğunu kimse bilmiyor, Hollanda'da aleyhine dolandırıcılık davası ve hapis cezası var. Demiştim buraya iyi uyum sağlamıştı diye, bizim eski futbolcular genelde kaçak Mercedes işine girerlerdi. Uli'ninki daha yaratıcı, leasing'le aldığı lüks arabaları okutmuş. Banka borcu yüzünden evinin elinden alındığını bizim gazetelerde yazmıştı zaten. Hollanda polisine göre Surinam'da, herşeyin başladığı yerde.

Belki de Facebook'tadır, Amerika 94 deneyimli Galatasaraylılar grubunda karşımıza çıkabilir. Knup, Ljung, Hagi, Popescu, de Boer, Mondragon, Song o grubun diğer üyeleri. Sakat adam, vampir falan işine girmeyin.